Mesaj etiketi "yolculuk"

Yıldızlarda Oturan Kedi…

Geldiği tüm yolları yeniden teperek geri döndü Kedi. Ancak sadece hikayelerin işleyişi değişmişti ve geri kalan her şey sabitti. Hala petrol kuyularından kanlar fışkırıyordu, hala insanlar sefie çekerken ölüyordu, hala renkler soluk benizli ya da kızıl deriliydi… Kedi bir kez daha emin oldu ki Dünya kötü bir yerdi. Yaşadığı hayal kırıklığıyla Kedi, oturup yıldızlarda baktı...

Yolculuk…

Ulaşabilmek için mesafeler kat ettim Yabancı yollardan topoğrafyalardan geçtim Korktum çok korktum kaybolmaktan Ve kayboldum da Unuttum yerimi nereye gittiğimi Belki faydası vardır dedim Dönüp kendime sormanın Ama beni bulamayınca anladım ki Ben en çok kendimden gittim Ve şimdiki yolculuğum Buna da bir gidiş diyor herkes Oysa bu kez sadece kendime dönüyorum…

Kızıl Tan…

Bir çıkış buldum Ufuktaki kızıllıktan Ve geçip gideceğim Bu aralıktan Az kaldı Bitecek zaman ve mekan Sona ermeden Kızıl tan…

Yo Yo Rapster…

Artık yolculuğumuzun sonuna geldik tatlım O soluduğum saf oksijenleri iyice depoladım Ve şimdi yine kirlenmiş grilerin tam ortasındayım Dua edelim afyonum tam lazım olduğunda patlasın da Bu doğallığın uçmuşluğunu bir müddet daha yaşayayım Merak etme hala aynı benim sadece kafam bi parça temiz Ve bu halimle hiç olmadığım kadar dürüst olabilirim Cesaretin varsa sor hadi...

Sesimi Duyan Birileri Var mı?

Bugün toparlanıp gitti şehirden melekler Ve havalar soğudu grilik arttı Kim bilir kaç kişi kaldı gidenlerin arkasında? Ne kadar seveni varmış günışığının Geride kalmanın yalnızlığını bile hissedemedim Oysa ben siyahın ta kendisiydim Soğuğum, geceyim, karanlığım Ve şimdi tadını bile bilmediğim güneşin sıcaklığını özlüyorum Güneş nerede şimdi? Hangi şehirde doğuyor? Melekler valizlerini boşaltıp yerleşebildiler mi? Alışabildiler...

Ve Yerçekimi Bulundu…

Başka ne bana senin kadar iyi hissettirebilir? Görebiliyorum sıcaklığını gözlerimi kapatınca Ve sıcaklığın artıyor tenimin altında Aydınlatıyor ışıklar bizi görünmez kılana kadar Böylece yeniden dönüyoruz kendi öz kütlemize Sen ve ben sadece yirmi bir gramdan ibaretiz Geri kalan her şey hareketimizi yavaşlatan ağırlıklar Yaşayabilmek için bu kadar ağırlığa ihtiyaç var mı? Sadece yirmi bir gramla...

Uranüs’ün On Üç Halkası…

Kedi, Tavşan’ın sağ kulağından yaptığı gemiyle uzayda yolculuğa çıkmaya karar verdi. Gemiler maviliklere açılmalıdır diye düşünerek rotasını Uranüs’e çevirdi ama bu sakin görünen gezegen Kedi’nin gemisini buharlaştırıp yutuverdi. Kedi bu duruma çok sinirlendi ve tırnaklarını geçirip Uranüs’ün on üç halkasını birden çalıverdi. Zaten fıçı gibi devrilmiş Uranüs’ün halkaları da görünür değildi…

Kül Tablasına Düşen Kız…

Adam sigarasını silkti ve kız kül tablasına düştü. Sonra bir miyavlama duyuldu, kız kediye dönüştü. Adam merakla tablaya doğru eğilip külleri karıştırdı. Bu sırada kedi pençesiyle adamın sağ gözünü çıkarıverdi. Oysa adamın sağ gözü hipermetroptu ve yakını göremiyordu…

Çizgi…

gitmek için yola çıkmadan başlangıç noktama bir çizgi çektim  döndüğümde çizgi silinmişti nerede duracağımı bilemedim  gözümü kapatıp açtım sadece ve karanlığın en dibindeydim  ne bir sınır kalmıştı içimde ne de günahın kirletmediği bir saflık  gecenin içinde sıradan bir günahkar olmuştum artık  etrafımda ise pişmanlığın çizdiği silinmeyi bekleyen çizgiler  zaman tozlarını savuracak ve onlarda silinecekler