Mesaj etiketi "Güneş"

Matem İçin Hava Sıcak…

Akıyor saatten kumlar Kumdan kaleleri süpürerek Güneşin benzine bıraktığı izi öptüm Seninle olmayan geleceği düşünerek Ağustos bugün matem için hava sıcak Serinlemek lazım gözlerimizi tuzlu sularla yakarak Ve serinliyorum gözlerim yorulana kadar ağlayarak…  

Ve Bir Kez Daha İnsan Oluyorum Özgürlüğümü Kaybederek…

    Küçülüyor dünya giderek ve eriyor dağlar yağan yağmurla Kötülükler akıyor ruhumun etrafından bedenimi süpürerek Güneş atmosfere tutunarak bulutların arasından inerken Söküp alıyor evrenin bağrından kızıl tonunu Ve kan kırmızı bir buza dönüşüyor ateş Soruyor herkes “Dünya’nın merkezi neresi?” diye Bir tek bencillik çıkıp cevap veriyor “Benim!” Ve giderek sönüyor evrendeki renkler Sonra umut...

Sesimi Duyan Birileri Var mı?

Bugün toparlanıp gitti şehirden melekler Ve havalar soğudu grilik arttı Kim bilir kaç kişi kaldı gidenlerin arkasında? Ne kadar seveni varmış günışığının Geride kalmanın yalnızlığını bile hissedemedim Oysa ben siyahın ta kendisiydim Soğuğum, geceyim, karanlığım Ve şimdi tadını bile bilmediğim güneşin sıcaklığını özlüyorum Güneş nerede şimdi? Hangi şehirde doğuyor? Melekler valizlerini boşaltıp yerleşebildiler mi? Alışabildiler...

Ve Yerçekimi Bulundu…

Başka ne bana senin kadar iyi hissettirebilir? Görebiliyorum sıcaklığını gözlerimi kapatınca Ve sıcaklığın artıyor tenimin altında Aydınlatıyor ışıklar bizi görünmez kılana kadar Böylece yeniden dönüyoruz kendi öz kütlemize Sen ve ben sadece yirmi bir gramdan ibaretiz Geri kalan her şey hareketimizi yavaşlatan ağırlıklar Yaşayabilmek için bu kadar ağırlığa ihtiyaç var mı? Sadece yirmi bir gramla...