Son Yazılanlar

Düşmek…

Gel camda birikelimİçeriyi düşleyerekOlur da kavuşursakBizim sonumuz düşmek…

Yıldızlarda Oturan Kedi…

Geldiği tüm yolları yeniden teperek geri döndü Kedi. Ancak sadece hikayelerin işleyişi değişmişti ve geri kalan her şey sabitti. Hala petrol kuyularından kanlar fışkırıyordu, hala insanlar sefie çekerken ölüyordu, hala renkler soluk benizli ya da kızıl deriliydi… Kedi bir kez daha emin oldu ki Dünya kötü bir yerdi. Yaşadığı hayal kırıklığıyla Kedi, oturup yıldızlarda baktı...

Varsa Kalbinden Gelen…

Ne pencerelerden baktım hayataHepsi boş hepsi anlamsız Varsa kalbinden gelen bir söz söyle Yoksa susmaya devam edelimZira hiç bir kalp bedenine ait değildirVe eğer bir mühür varsa üzerindeÇarpmaya dahi değer değildir…

Güneşin Peşinde…

Hepimizin derdi aynı Hepimiz güneşin peşinde Kör bir ampul değil habukiHerkesi eşit aydınlatır güneşSana da doğduğu halde başkasını kıskanmak neden?..

Hangi Gökyüzü…

Arzda arıza çok ben yukarıları seviyorum Betonla örülüp parasına göre mekan sunmuyor gökyüzü Güneş herkese eşit doğuyor her daim Bulutlar herkes için yağdırıyor yağmuru Oysa parsel parsel etiketlere bölünmüş yeryüzü Bir kahveye kaç beğeni O kıyafet kimin üzerinde daha iyi Hâlbuki çek bir fotoğraf yukarıya Bil bakalım bu hangi gökyüzü Bir önemi var mı nerede...

Şüphe Yok…

Dünya çok aşağıda daraldım Bir bulut lazım bana hayaller için Mutluluk bana göre göğe akmaktır Ve ruhum o kadar hazır ki uçmaya Rüyalara hep flular içinde dalarım Bilmeden hissederim özlerim Şüphe yok şüphe yok şahitim…

Vadideki Şiir…

Bir şiir bırakıyorum vadiye Rüzgarın fısıltıları kulağımda Rüyalar gündüz vaktide güzeldir Hele bir de ışıklar gözümde kırılıyorsa En güzel manzaralar benim Beni duy beni hisset Biliyorum ay milyonlarca kilometre uzağımızda Ama bir niyet etsen Hep en güzel anlarda kuruyup kaybolur zaman Aşka inan umuda da Zira ölmek te güzel inanarak yaşayınca…

Kedi Sıkıldı…

Kedi, artık sıkıldığını düşündü ve yeniden kız olmak istedi ama kül tablasının yerini unutmuştu. Aldebaran’dan ona yol göstermesini istedi lakin Aldebaran yol gösteren değil tabi olup takip edendi…

KADIN YA DA HER NE DERSEN 8

  BÖLÜM: 8 BEN: Eğer Yeşilçam filmlerindeki kötü karakter modundan çıktıysan artık konuşabilir miyiz? GERÇEKLİK:  Neden bunu yapıyorsun? BEN: Gerçeğin ne kadar tehlikeli olduğunu görmeniz için!.. Ne oldu? Dünyada yaşayabilmek için gerçeğe sıkı sıkı bağlanmak gerektiği fikrindeydin! GERÇEKLİK:  Dünya yaşanılabilecek bir yer değil! En duygusuz karakterin ben olmama rağmen ben bile insanların bu riyakarlıklarına tahammül...

KADIN YA DA HER NE DERSEN 7

  BÖLÜM: 7 BEN: Tamam, hepinizin sadece dinlemesini istiyorum. GERÇEKLİK:  İlk kez seni bu kadar yorgun görüyorum. BEN: Bakın hepiniz benim parçamsınız ama ben sadece biriniz değilim… Evet hepinizi kabullenmeye çalışıyorum ve her birinizin varlığına ayrı ayrı saygı duyuyorum ama sizin beni değil benim sizi kontrol edebilmem gerek! SÜKUNET: Olması gereken bu zaten. BEN: Ama...

KADIN YA DA HER NE DERSEN 6

BÖLÜM: 6 BEN: Evet kızlar, nasılsınız bakalım? ERİL ETKİ:  Kızlar sözünü cinsiyetçi buldum! FEMİNİZM: Hepimiz bir kadın bedenindeyiz çünkü. MERAK: Yanlış yerde gibi hissediyor musun kendini? ERİL ETKİ:  Kesinlikle! Çok garip ve karmaşık bir durum bu. BEN: Bir de bana sor! Sürekli bir dengesizlik hali yaratıyorsun bende. ERİL ETKİ:  Onu beni tasarlamadan önce düşünecektin! FEMİNİZM:...

KADIN YA DA HER NE DERSEN 5

  BÖLÜM: 5 BEN: Bu uzun sessizlik beni korkuttu. Herşey çok fazla sakin… İNANÇ: Sakinlik iyidir. BEN: Boşluktaymışım gibi hissediyorum ama. İNANÇ: Boşukta olmak iyidir evrenin parçası gibi hissedebilirsin kendini. BEN: Ben daha çok yalnızlık hissediyorum. KADINLIK: Aşk olsun çok alındım. ÖFKE: Endişelenmene gerek yok buradayız. GERÇEKLİK: Giderek bana benziyorsun! ÖFKE: Neden olmasın, çok hoş...