İçinde bulunduğum sarayın güzelliği beni etkiliyordu ama balodaki diğer insanlar gibi dans etmek istemiyordum. Zaten uçmak varken kim dans etmek ister diye düşünerek bir adımda tavandan aslan büyük avizeye sıçradım. Avize o kadar büyüktü ki tüm tavanı kaplıyordu neredeyse. Büyük bir keyifle sallanarak spiral şekildeki merdivenlere doğru sıçradım ve ayaklarım cuk diye merdiven tırabzanlarına oturuverdi. Tam neşeyle zemine doğru kaymaya başladığım anda yukardan gelen sesi duydum.

Ses: “Hadi gidiyoruz!”

Sesin sahibini göremiyordum ama görsem de onunla gitmek gibi bir niyetim yoktu. Zira uzun zamandır böyle eğlenceli bir rüya görmüyordum.

“Hayır, ben eğleniyorum.”  dedim ayaklarım çivilenmiş gibi tırabzanların üzerinde dururken.

Ancak sesin de beni götürmeye kararlı olduğunu anlamama az kalmıştı.

Ses: “Hadi gidiyoruz!”

Ben: “Hayır, nereye gideceğiz ki?”

Ses: “Sen öldün!”

Bu cümleyle her şey bir anda donup kaldı. Korkudan ödüm kopacaktı neredeyse. Ancak kendimi çabucak toparlamayı başarabildim.

Ben: “Yo, ölmedim ben sadece rüya görüyorum.”

Ses: “Hayır, sen öldün!”

Ben: “Hayır, sadece rüya görüyorum ve uyanacağım.”

Ses onu ciddiye almama ya da ondan korkmadan cevap verdiğim için bozulmuş gibi bir tavırla karşılık verdi.

Ses: “Sen öldün! Sana bunu ispatlayabilirim!”

Bu cümleyle birlikte önce ayağımın altındaki tırabzanlar sonra da geri kalan her şey yok oldu ve kendimi birden bire odamda uçarken buldum.

Kafam tavana değecek kadar yukardaydım. Odamın kapısının hemen üzerindeydim ve kapının karşısındaki yatakta yatmakta olan bedenimi görebiliyordum.

Ses: “Gördün mü bak? Öldün sen!”

Bedenime yukardan bakıyor olmak beni gerçekten şaşırtmıştı; çünkü normalde karabasan görürken uyuduğum ortamı bedenimin gözleriyle görürdüm fakat ilk kez bedenimin dışında bambaşka bir noktadan yattığım odayı ve uyuyan bedenimi görüyordum. Bu durum beni tuhaf bir şekilde heyecanlandırıp mutlu etmişti. Bu yüzden duyduğum sese kendime güvenimi belli eden bir tavırla karşılık verdim.

Ben: “Evet, o benim bedenim! Ben şu anda rüya görüyorum ve uyanınca bedenime geri döneceğim.”

Ses: “Hayır sen öldün ve o da senin bedenin. Bak ölüsün işte!”

Tam sese cevap vermek üzereyken ablam odaya girdi ve kıyafet dolabını açıp bir şeyler aramaya başladı. Kısa bir süre sonra anneme: “Anne, burada yok.” dedi ve odadan çıktı.

Bir anda ablamın o sabah açık öğretim sınavına gideceğini hatırladım ama şu anda bununla ilgilenemeyecek kadar meşguldüm.

Ben: “Ben ölmedim. Evet, o benim bedenim ama ben rüya gördüğüm için onun dışındayım. Uyandığımda tekrar bedenimin içine gireceğim.”

Ses giderek daha da kararlı ve inatçı bir tavırla bana karşılık verdi.

Ses: “Sen öldün! Artık bedenine giremezsin! Hadi gidiyoruz!”

Sesin bu kararlı tavrı beni biraz ürpertmişti ama geri adım atmaya niyetim yoktu.

Ben: “Hayır, ölmedim ben. Bedenime geri döneceğim ve seninle gelmiyorum.”

Bu sırada kapıdan çıkmaya hazırlanan ablam ve annemin konuşmasını duydum. Ablam sınava girerken zamanını ayarlayabilsin diye saati olması gerektiğini; annem de gelip benim saatimi almasını söyledi. Ablam benim saati verip vermeyeceğim konusunda endişelenince annem sinirlenip “Yiyecek değilsin saati.” dedi.

Tüm bu konuşmalardan sonra ablamın odaya gelip saati benden isteyeceğini biliyordum ve bu nedenle artık uyanmalıydım; lakin ses de pes edecek gibi değildi.

Ses: “Hadi, gidiyoruz!”

Ben: “Hayır dedim. Benim artık bedenime dönmem lazım. Ablam geliyor.”

Ses: “Dönemezsin, gidiyoruz!”

Ben: “Hayır, hayır, hayır! Benim uyanmam lazım artık!”

Bu cümleyle birlikte tavandan bedenime doğru süzülmeye başladım. Ablam da odanın kapısını açıyordu ki ses, belki de ömrümün sonuna kadar her hatırladığımda beni ürperterek tüylerimi diken diken edecek o cümleyi kurdu.

Ses: “İyi, bu seferlik git bakalım. Ama bir dahaki sefer böyle olmayacak!”

Korkuyla gözlerimi açtım ve ablam tepemde dikilmiş saatimi istiyordu. Daha önce odaya gelip gelmediğini sorduğumda beni daha önce uyandırmış olduğunu düşündü. Ben de durumu bozuntuya vermedim. Ablam saatimi alıp sınava gitti. Ve ben aklıma her geldiğinde ürpertiyle bu rüyanın bir dahaki seferinin olmaması için dua ediyorum.