Kedi on üç halkadan birini kolye, birini bilezik, birini yüzük yapıp taktı. Sonra bir halka daha alıp hilalin ucunda kendine bir salıncak yaptı. Salıncakta sallanırken elinde kalan dokuz halkaya baktı ve neden dokuz canım olmasın ki diyerek halkaları yutuverdi ama birden zaten kendinin de bir canı olduğunu hatırladı. Kedi sayıları değil rakamları seviyordu. Bu nedenle onuncu canından vazgeçti ve tırnağını göğsüne batırıp kalbini çıkarıverdi. Kalbini pençesinde gören kedi korkudan bayılıp salıncağından Dünya’ya düşüverdi. Neyse ki Kedi hep dört ayak üzerine düşerdi…