RÜYA HİKAYELER

En Güzel Rüyam En Büyük Kabusum…

Newyork’ta Atlas Okyanusu’na bakan bir sokakta kırmızı ateş tuğlasıyla örülü eski bir binanın önünde duruyorum. Arkadan gelen güneşin kızıl tonu hem okyanusa hem de binanın tuğlalarına vuruyor. Ne güzel bir manzara diye düşünüyorum. Ardından da ne işim var benim burada, diye soruyorum kendime. Burada olmam mümkün değil diye düşünürken bir anda arkadaşlarımla birlikte tatile gittiğimi...

Bir Tuhaf Film Rüyası…

Arkadaşlarımla birlikte gelmiştim gerçek dünyada eşi bulunmayan bu sinema salonuna. Bu sebeple salonun varlığını sorguladım; çünkü rüya gördüğümün bilincinde değildim. Ben “Bu nasıl mümkün olur” diye sorgularken fuaye alanındaki sorumlu “Nerede kaldınız? Film başlayacak!” dedi meraklı bir tavırla. Bu kez de “Neden bizi merak etikti acaba bunca işi arasında?” diye sorgulamaya başlamıştım ki arkadaşlarım beni...

Ölmedim Rüya Görüyorum…

İçinde bulunduğum sarayın güzelliği beni etkiliyordu ama balodaki diğer insanlar gibi dans etmek istemiyordum. Zaten uçmak varken kim dans etmek ister diye düşünerek bir adımda tavandan aslan büyük avizeye sıçradım. Avize o kadar büyüktü ki tüm tavanı kaplıyordu neredeyse. Büyük bir keyifle sallanarak spiral şekildeki merdivenlere doğru sıçradım ve ayaklarım cuk diye merdiven tırabzanlarına oturuverdi....

İtici Gülüşlü Hayalet Çocuk…

Uyandığımda kendimi, üzerimde bir battaniyeyle kapının önünde duran bir sandalyede otururken buldum. Bu belki de hayatım boyunca yaşadığım en büyük şoklardan biriydi. Zira aile içindeki kalabalıkta kendimi yalnız hissetsem de ailem asla aleni bir şekilde beni dışladığını bana belli etmezdi. Beni sofraya çağırmayı unutabilirlerdi ya da arabaya binip binmediğimi fark etmeden gidebilirlerdi ama gecenin bir...

Ölüyken Sana Nasıl Cevap Verebilirim?..

Evin çatısına, uzunca bir süre önce ahşap odunluk yapılmıştı ve çatı kapalı bir alan olmuştu. Oysa rüyamda çatı çıplak bir betondan ibaretti ve bu haliyle çocukluğumda olduğu gibi görünüyordu Gökyüzüne ve manzaraya bakarken rüyalarımın bir karabasan klasiği olan o muhteşem titreşim hissi ve hiçbir şeye benzetemediğim o manyetik ses başladı birden. Artık bu rüyadan uzunca...

Ölüm Rüyası…

16. yaşıma iki gün kala bir sabah vadideki evimizde tek başıma yattığım yatağın karşısındaki pencereden vadinin karşısındaki dağa yarı aralı gözlerle bakarak rüya görüyordum. Dağ gerçek hayattakinden biraz daha farklı görünüyordu. Dağın tabanından başlayarak tepesine kadar “S” şeklinde uzayan patika yok gerçekte yoktu mesela. Yine de bu rüyamdaki hali daha güzel bir manzaraymış gibi geldi...