KEDİ’NİN YOL HİKAYESİ

Yıldızlarda Oturan Kedi…

Geldiği tüm yolları yeniden teperek geri döndü Kedi. Ancak sadece hikayelerin işleyişi değişmişti ve geri kalan her şey sabitti. Hala petrol kuyularından kanlar fışkırıyordu, hala insanlar sefie çekerken ölüyordu, hala renkler soluk benizli ya da kızıl deriliydi… Kedi bir kez daha emin oldu ki Dünya kötü bir yerdi. Yaşadığı hayal kırıklığıyla Kedi, oturup yıldızlarda baktı...

Kedi Sıkıldı…

Kedi, artık sıkıldığını düşündü ve yeniden kız olmak istedi ama kül tablasının yerini unutmuştu. Aldebaran’dan ona yol göstermesini istedi lakin Aldebaran yol gösteren değil tabi olup takip edendi…

BoğaTakım Yıldızı…

Gökyüzüne baktı Kedi ve Boğa Takım Yıldızını gördü. Fuji dağını megafon yapıp gökyüzüne seslendi ama Boğa Kedi’ye ses vermedi. Öfkeden deliye dönen Kedi, tırnaklarını geçirip gözcülük eden Aldebaran’ı takımdan çıkarıverdi.  Hâlbuki Aldebaran zaten Boğa Takım Yıldızına dahil değildi…

Fuji Dağı…

Rujunu süren Kedi, Japonlarla toplantı masasına oturup parçaladığı kolu ve selfie çubuğunu çıkardı. Japonlar bu fikri çok sevdi ve insanların kollarını kesip selfie çubuğu yapmaya başladı. Kedi artık zengindi ama paranın tadını sevmedi ve her şeyi bırakıp kaçmaya karar verdi. Ancak Japonlar Kedi’yi yakalayıp bir kedi kafeye kilitledi. Bu duruma sinirlenen kedi tırnaklarını geçirip Fuji...

Selfie Çubuğu…

Soluk Benizlinin derisinden bir ceket yapıp giyen Kedi, Kuzey Kutbuna doğru yola koyuldu. Ancak daha bir kaç adım atmıştı ki; beyni başından düşen bir adam, kediyi yakalayıp kolunun altına sıkıştırıverdi. Adamın amacı Kedi’yle  selfie çekilmekti. Kedi öfkeden delirmişti ama hareket edemiyordu. Adam, telefonunu selfie çubuğuna yerleştirmek için hamle yapınca bunu fırsat bilen Kedi fırlayarak tırnaklarını...

Şeffaf Şapkalı Kedi…

Buz dağının görünmeyen kısmından kendine şeffaf bir şapka yapıp kafasına taktı Kedi. Bu şeffaf şapka, ona bakanın iç dünyasını gösterecekti. Önce Kızılderili baktı şapkaya ve Kedi aslında onun içinin ne kadar saf beyaz olduğunu gördü. Sonra Soluk Benizli baktı ve içine sakladığı kan ve şiddet yansıdı şapkadan. Böylece Soluk Benizlinin yalan söylediğini anlayan Kedi, öfkeden...

Amerika’nın Yeniden Keşfi…

Kırmızı topuklarla uzunca bir süre yürüyen Kedi, Atlas Okyanusu’nun kıyısına kadar geldi. Sonra başını kaldırıp okyanusun öbür ucuna baktı ve Amerika’yı yeniden keşfetti. Amerika’yı yeniden keşfedince Kızılderilileri de yeniden ödürmesi gerektiğini düşündü Kedi ama  okyanusu aşarken ıslanmaktan endişeliydi. Sonunda  kırmızı topukları ayağına geçirip Atlas’ın üzerinden batıya ilerledi. Tam Amerika’ya varmak üzereyken topuklardan biri büyük bir...

Kırmızı Topuklu Kedi…

Hızlıca yere çarpan Kedi’nin kalbi tırkanklarından sıçrayıp düştü. Kedi, kalbini almak için hızlıca yürürken baştan aşağı kırmızılar içinde bir kadın, kırmızı ayakkabılarının kırmızı topuklarıyla Kedi’nin kalbini çiğneyip geçti. Bu duruma çok sinirlenen Kedi, tırnaklarını çıkarıp kadının kırmızı topuklarını kırıverdi. O yükseklikten düşen kadın feci şekilde can verdi. Kedi’yse ezilen kalbinin üzerindeki kanı yaladıktan sonra kırmızı...

Kedi’nin Dokuz Canı…

Kedi on üç halkadan birini kolye, birini bilezik, birini yüzük yapıp taktı. Sonra bir halka daha alıp hilalin ucunda kendine bir salıncak yaptı. Salıncakta sallanırken elinde kalan dokuz halkaya baktı ve neden dokuz canım olmasın ki diyerek halkaları yutuverdi ama birden zaten kendinin de bir canı olduğunu hatırladı. Kedi sayıları değil rakamları seviyordu. Bu nedenle...

Uranüs’ün On Üç Halkası…

Kedi, Tavşan’ın sağ kulağından yaptığı gemiyle uzayda yolculuğa çıkmaya karar verdi. Gemiler maviliklere açılmalıdır diye düşünerek rotasını Uranüs’e çevirdi ama bu sakin görünen gezegen Kedi’nin gemisini buharlaştırıp yutuverdi. Kedi bu duruma çok sinirlendi ve tırnaklarını geçirip Uranüs’ün on üç halkasını birden çalıverdi. Zaten fıçı gibi devrilmiş Uranüs’ün halkaları da görünür değildi…

Ay’daki Tavşan…

Kedi, adamın sağ gözünden bir teleskop yaptı ve Ay’a baktı. Teleskobun ucunda bir tavşan göründü. Kedi, onunla arkadaş olabileceğini düşünerek sevindi ama tavşanın tek derdi pirinçli kek pişirmekti. Sinirlenen Kedi, tırnaklarıyla tavşanın sağ kulağını koparıverdi. Bu sırada tavşanın aklı hala pirinçlerdeydi…

Kül Tablasına Düşen Kız…

Adam sigarasını silkti ve kız kül tablasına düştü. Sonra bir miyavlama duyuldu, kız kediye dönüştü. Adam merakla tablaya doğru eğilip külleri karıştırdı. Bu sırada kedi pençesiyle adamın sağ gözünü çıkarıverdi. Oysa adamın sağ gözü hipermetroptu ve yakını göremiyordu…