Gidişini izledim sessizce

Yanmış bir evin içine girmek gibiydi

Duvarlar dumandan kapkara olmuş

Aldığım nefeste buruk bir kül kokusu

Yaşanmışlıklar yanıp gitmiş

Her şeyimi kaybetmiş gibiyim

Oysa dışarıda serin bahar akşamlarının esintisi;

“Çık bir nefes al; yaşamın tadına var” diyor

Bense küllerin arasında senden bir iz arıyorum

Çok üzdü beni bu gidişin

Halbuki ölüme gittiğin de yoktu

Ama gözlerindeki hüzün

Ölüm matemi oldu benim için

Nasıl da dokunmuşsun ruhuma bu denli fark ettirmeden

Giderken bir şeyler koparıp götürdün benden

Bir sızı kapladı yüreğimi

Yangından geri kalmış harabede mahkum ruh gibi

Gidişini izledim sessizce elimden hiçbir şey gelmeden

Ne sana teselli verebildim

Ne de kendimi kötü hissetmekten vazgeçebildim

Rüzgar gidişinin küllerini yüzüme savururken

Çaresizliğimden öylece donup kaldım

Yanmış pencerelerin arkasından bakan zavallı bir ruh gibi

Ateşte yanmaya razıyken

Yangınlarını da alıp gidişini izledim.